üçe ayrılır:
__ana makamlar (basit makamlar) / arel' in tasnifine göre 13 adettir.
__göçürme makamlar (şed makamlar)
__bileşik makamlar (mürekkep makamlar)
***
durak ve güçlü sesleriyle belirlenen,
en az iki ana kalıbın birleşerek oluşturduğu,
özel bir diziyle gösterilen,
belli bir melodik dolaşımı olan [-türk müziğine özgü- ] özel bir anlatım kalıbıdır...:
http://nedir.antoloji.com/makam/
Makam nedir?
Bir durak , bir güçlünün etrafında onlara bağlı olarak bir araya gelmiş seslerin tamamıdır.
BASİT MAKAM NEDİR ?
a )Bir tam dörlülünün bir tam beşliye eklenmesi ile ,
b )Makamın güçlüsü ile , dörtlü ile beşlinin birleştiği ses olması ile
c )Makamın birinci ve dördüncü dereceleri arasında, tam bir dörlü olmas ile
d )Makamın seyri ve kalışı kulakta tam bir huzur ve istirahat duygusu vermesi ile Basit Makam oluşur.
MÜREKKEP MAKAM NEDİR ? Türk Musikisinde basit makamda bulunması gereken şarlara haiz olmayan her makama Mürekkep Makam denir.
ŞED MAKAM NEDİR ? Mevkiinden başka bir mevkiye nakledilmiş makamların teşkil ettiği makama Şed Makam denir
MAKAM ASLI ŞEDLERİ Çargah Çargah Acem Aşiran & Mahur
Buselik Düğah Sultan-ı Yeğag & Nihavent
Kürdi Düğah Ferrah Nüma & Aşk Feza & Kürdilihicazkar
Rast Rast Nişaburek
MAKAM NASIL ÖĞRENİLİR ? Türk Müziğinin iskeletini teşkil eden belli başlı makamlar vardır.Bunlar Hicaz , Hüzzam , Uşşak ,Nihavent ,Rast , Muhayyer Kürdi ve Kürdilihicazkar' dır.Makamı pratik yoldan öğrenmek istiyorsanız , ilk önce kendinize bu makamlardan bir repertuar hazırlamanız gerekir.
Mesala ilk önce Hicaz makamından 10 veya 12 şarkı bir kasete veya CD'ye doldurun.Sonra bunu can kulağıyla dinlerken bir yandanda da güftesini okuyarak mırıldanın ve farkında olmadan şarkıyı öğrenmiş olacaksınız.Sonra kaseti ve Cd'yi kapatın.Şarkıyı kendi kendinize mırıldanın.
Böylece Hicaz makamından 10 veya 12 şarkıyı öğrenmiş olacaksınız.Daha sonra diğer ana makamları öğrenin. Makamını öğrenmek istediğiniz şarkıyı dinleyin ve kendi kendinize şarkıyı beraber mırıldanın.Şarkının bir yerinde buna teknik olarak " karar noktası " denir).Öğrendiğiniz şarkılardan birini size hatırlatacaktır.
Öğrendiğiniz şarkının makamınla aynı makam olacaktır.Böylelikle zamanla çoğaltarak iyi bir makam repertuarına sahip olmuş olursunuz. Bu ana makamların kardeş makamları vardır.Mesala Hüzzam' la Segah , Uşşak'la Hüseyni , Uşşak' la Beyati , Hüseyni ile Muhayyer Kürdi vb. birbirlerine çok yakındır .Bu makamları teknik bilgisi olanlar bile pratikte ayırmakta güçlük çekerler.Çünkü teknik bilgiye sahip olanlar bu farkı bemol , diyez ve arızalarla çözerler. Pratikten öğrenimlerde ise zamanla bu farklılar öğrenilir.Hüzzam yerine Segah veya Uşşak yerine Hüseyni'yi tahmin ederseniz sizi kimse ayıplamaz. Fakat Hicaz yerine Nihavent veya Rast yerine Hüzzam derseniz makamı öğrenmemiş olursunuz.
FERAHFEZA MAKAMI
Ferahfeza Makamı, Acemaşiran perdesindeki Çargah Makamı dizisi ve Yegah perdesindeki Buselik Makamı dizilerinin birlikte kullanılmasıyla meydana gelmiştir.
a. Durak: Yegah perdesidir
b. Seyir: İnicidir
c. Güçlü: Dügah perdesidir (İkinci derecede Acem)
d. Yeden: Kaba Nim Hicaz perdesidir
e. Donanım: Si küçük mücennep bemol
ferahfeza makamı
Dizinin Seyri: Ferahfeza Makamı seyrine genellikle Acem perdesi civarından başlanır. Çargah perdesine kadar inilerek Çargah'lı ve Dügah perdesinde Kürdi'li kalışlar yapılır.
Genişleme sesleri fazlaca kullanılmaz. Bitiş sesleri ise Buselik dizisi ile olur. Yegah perdesindeki Buselik dizisinin sesleri kullanılarak yedeni olan Kaba Nim Hicaz perdesi de gösterilerek Yegah perdesinde karar verilir.
Bu Makamdaki Bazı Şarkılar:
* Bülbül-i hoş neva, lütfunu tut reva (Dede Efendi)
* Dinlendi başım dün gece bir parça dizinde (Lemi Atlı)
* El benim'çün seni sarmış biliyor (Dede Efendi)
* Seyretmek için seyrini ey ruh-i revanım (İzak Varon)
alıntıdır
http://www.muzikkervani.de/makam-bilgileri/1241-makam-nedir.html
türk müziği - makam denen ve sesler arasındaki ilişkiyi belirleyen kurallara göre melodinin biçimlenmesine denir. türk sanat müziğinde 498 makam tespit edilmiştir. ancak günümüze, özellik taşıyıp kullanıla gelmiş olanlar 80 kadardır. bu makamlarda bestelenmiş binlerce şarkıya örnek vermek gerekirse; sadece hicaz makamında 1400 civarında eser vardır. hicaz buselik; ikiyiz yıla yakın bir mazinin ürünüdür, ilk olarak dede efendi tarafından kullanılmıştır. bugün bu makamda 20 kadar eser bulunmaktadır.
son yarım asırda bestecilerin daha çok kullandıkları makamnedir
makam nedir ?
makam, ayrıcalıklı birkaç sesin çevresinde ‘seyir’ lardan bazılarını şöyle sıralayabiliriz. hüzzam, hicaz, nihavent, rast, segah, kürdili hicazkar, bayati, uşşak, sultani yegah, muhayyer,hüseyni, kar cihar.
her melodi yada motif, bir makamın seslerini ve öteki özelliklerini kullanır. ancak türk sanat müziğinde, bestelenmiş yapıtların biçimlenişine katkıda bulunan ve ‘usul’ denen bir öğe daha vardır. usuller; çeşitli uzunluktaki kuvvetli ve zayıf vuruşların belli bir düzen içinde sıralanmasıyla ortaya çıkan bir ritim kalıbıdır. bunlardan bazılarını şöyle sıralayabiliriz. semai, sofyan, türkaksağı, yürük semai, devrihindi, düyek, aksak, curcuna, aksak semai, mevlevidevrirevanı.
cumhuriyet döneminde batılılaşmaya büyük önem veren atatürk’ ün tercihi, batı müziği yönünde oldu. 1924’ te ankara’ da musiki muallim mektebi açıldı. müzik öğretmeni yetiştirmek amacıyla avrupa’ ya sınavla öğrenci gönderildi. bunlardan ‘türk beşleri ‘ olarak
bilinen cemal reşit rey, hasan ferit alnar, ulvi cemal erkin, ahmet adnan saygun ve necil kazım akses, 1930’ lardan itibaren türk müziğinde etkili oldular. alaturka, alafranga tartışmalarının yaşandığı o dönemlerde, refik fersan, cevdet çağla, suphi ziya özbekkan, sadettin kaynak, lem’i atlı, selahattin pınar, münir nurettin selçuk, gibi yetenekli besteciler türk sanat müziğini çok değerli yapıtlarla zenginleştirdiler.
günümüzde klasik türk sanat müziği üç ayrı gurup tarafından temsil edilmektedir.birinci gurup, dinleyici kitlesini elinde tutabilmek için sanatın özgün yapısını koruma kaygısından yoksun, akla gelen her tür yenilikle pazarı yitirmemeye çalışan ‘piyasacılardan’ oluşur. İkinci gurup, türk sanat müziğinin nitelikli örneklerini titiz ve elden geldiğince geleneksel tarzda bir icrayla sunmayı ilke edinen necdet yaşar, niyazi sayın, İhsan özgeç, meral uğurlu, bekir sıtkı sezgin, erol deran gibi sanatçıları kapsar. üçüncü gurup ise, gelenekle bağı koparmadan sınırlı bir yenileşmeyi öncelikli gören yalçın tura, mutlu torun, ruhi ayangil, İhsan özer gibi müzikçilerden oluşmaktadır.
http://www.delinetciler.net/forum/muzik-aletleri-ensturmanlar/73812-turk-muziginde-makam-nedir.html
Makam nasıl öğrenilir? etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Makam nasıl öğrenilir? etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
27 Eylül 2010 Pazartesi
27 Nisan 2010 Salı
Makamlar ve Tasnifi
Makamlar ve Tasnifi
Dr. Emin Kılıç KALE
Makamın tarifi yok, usulün tarifi yok. Tarif ederler, boştur, boşa emek. Mesela Hicaz : işte do diyez alır, si bemol alır, bilmem ne. Hikaye bunlar. Makam öğrenilmez. Makam sindirilir. Makam, bilenden geçilir. Öğrenilmez. Buna dikkat edeceksiniz. Eser geçerken boyuna açıklama yapacağız. Açıklama yaparken makamı anlatmış olacağım. Ancak bu kadar bilgi verilebilir. Makam için behemehal ünsiyet ve sindirmek şart.
Ana-makamlar var. Öbürlerine makam denmez. Onlar şed makamlar, mürekkep makamlar ve rasgele tertip edilmiş makamlardandır. Mesela Beyati, ne şeddir, ne mürekkeptir. Karcığar da öyle. Ne olduğu belli değil.
Makamlar böyle dört kısma ayrılır : Ana makam, şed makam, mürekkep makam, tespit edilemeyen makam. Acem katiyen ana makam değildir. Acem Aşeyran, mürekkeptir, Mahur'un şeddidir. Uşak'ta dügah pes, segah pes. Amma ne kadar pes belli değil, yoksa olmaz.
Ahmet Avni Konuk hazretlerinin kim olduğu sonra anlaşılacak. Onun eserleri geçilmeden anlaşılmasına imkan yok.119 makam bu(Rast Kar-ı Natık) bestelediği. Onların güftesi kendinin, bestesi kendinin. Ve her güftede makam tarif ediliyor. Mesela : "Kavli de kaddi gibi rast olsa o mehveşin" diyor. Sevgilimin diyor -sevgiliyi izah ediyor- kavli de kaddi gibi düz olsa. Kavliden burada murat, olması icap eden dişi olsa. Benim sevgilimin güzelliği yani güzel olan sevgilim olması icap eden dişi seviyesine gelmiş olsa - kapalı, söylemez ki. Bana sır olarak söylenmiş. Mehveş, sevgili demektir. Kavil, söz, şahsiyet demektir - sevgilimin şahsiyeti gereken seviyede olsa idi "hiç bükülmezdi beli" yani onun için yaş bahis konusu olmazdı. "Üftade-i hasret keşin" onun aşıkı olan bir erkek için katiyen yaş bahis konusu olmazdı.
Bilmezler, ben daha bunu yeni geçiyor gibiyim. Bizim musiki öyle bir musikidir. Katiyen notaya falan gelmez, bir alemdir. Yani güfteler de böyle mana taşır.
Hüzzam makamı : "Sazın al aguşe." Sevgiliye hitap ediyor : göksüne sazını getir. "Mızrabın ile del sinemi" öyle mızrap çal ki ben, göksümün delindiğini his edeyim. "Nağme-i hüzzam ile def eyle gönlümden gamı" metafizik bakımından Hüzzam makamını tarif ediyor. Yani onu çalanın nağmeleri göksünü delecek, yani o kadar müessir makam demek istiyor.
Hümayun yine öyle : "yalnız bir ben miyim ey mahi meftunun senin- oldu cari aleme emri humayunun senin" Hümayun makamını izah ediyor. Bunun üç ismi daha var: Garip Hicaz, Hicaz Hümayun, Kervan Kıran. Hümayuna katiyen dayanılmaz. Hicaz amma bambaşka bir şeydir. Onu gösterebilmek için buselik makamını iyi bilmek lazım. Buselik makamı bilinmeden Hümayun yapılamaz. Çünkü buselik perdesi geçiyor. Oraya mahsus buselik var. Keza Isfahan geçilmeden Hümayun geçilmez. Bana böyle verdiler. Bunun dersi yok. Dinleye dinleye siner.
Acem Aşeyran, Yegah, bunları kullanan yok. Kaba hicaz keza. Bunlarsız olmaz. Mesela Hüseyni Aşeyran makamı katiyen geçilemez bu perdelere hakim olmadan. İşte Mevlana temas etmiş : "Neyzen ney üflemiyor, baş-pareden buseler almaktadır" diyor. Ben iyi bilirim Hacı Emin Dede öyle aşeyranlar yapar ki dudağı baş-pareye değiyor mu değmiyor mu katiyen belli değil. Ve aşeyran perdeleri o zaman meydana çıkar. Kabaları üflerken dudak başpareden hemen hemen sanki ayrılacak. Yoksa Hüseyni Aşeyran, Acem Aşeyran, Yegah çıkmaz.
Musiki makamları toptan üçe ayrılır :
1. Garami : Aşk üzerinde yürür, aşktan bahseder, aşkı ta'lim eder : Uşşak, Rast, Karcığar, Saba, Nevruz, Hicaz, Hüseyni, Hüzzam, Buselik, Yegah, Gerdaniye, Tahir, Suzinak, Araban, Eviç.
2. Tasviri : Nihavent başta gelir. Neveser, Şedaraban, Sultanı Yegah, Şehnaz, Muhayyer, Hicazkar, Hisar, Kürdi.
3. Dini : Dini makam demek dinden bahseden demek değildir. Garamilikte ileri. Baba Efendi bunun için, rutubeti fazla, derdi: Acem Aşeyran, Acem, Suzidil, Suzidilara, Maye, Mahur, Çargah, Isfahan, Segah, Bestenigar, Beyati.
Ana makam 13 tanedir: Rast, Nihavent, Suzinak, Mahur, Saba, Hicazkar, Uşşak, Isfahan, Hicaz, Hüseyni, Muhayyer, Segah, Eviçtir.
Bu tasnifi yapan Ahmet Avni beydir. Musikimizin geleceği sim-siyah karanlık. Batı musikisinin burada adını anmaya tenezzül etmem. Batı alemi bütün her şeysi ile beraber sıfırdır.
Ben halk musikisi tanımam, ben dergah musikisi tanırım. Ve dergah musikisi bütün beşere hitap eder.
Dr. Emin Kılıç KALE'nin özel sohbetlerinden derleyen: Ali SARIGÜL
http://musikiyolu.blogspot.com
Dr. Emin Kılıç KALE
Makamın tarifi yok, usulün tarifi yok. Tarif ederler, boştur, boşa emek. Mesela Hicaz : işte do diyez alır, si bemol alır, bilmem ne. Hikaye bunlar. Makam öğrenilmez. Makam sindirilir. Makam, bilenden geçilir. Öğrenilmez. Buna dikkat edeceksiniz. Eser geçerken boyuna açıklama yapacağız. Açıklama yaparken makamı anlatmış olacağım. Ancak bu kadar bilgi verilebilir. Makam için behemehal ünsiyet ve sindirmek şart.
Ana-makamlar var. Öbürlerine makam denmez. Onlar şed makamlar, mürekkep makamlar ve rasgele tertip edilmiş makamlardandır. Mesela Beyati, ne şeddir, ne mürekkeptir. Karcığar da öyle. Ne olduğu belli değil.
Makamlar böyle dört kısma ayrılır : Ana makam, şed makam, mürekkep makam, tespit edilemeyen makam. Acem katiyen ana makam değildir. Acem Aşeyran, mürekkeptir, Mahur'un şeddidir. Uşak'ta dügah pes, segah pes. Amma ne kadar pes belli değil, yoksa olmaz.
Ahmet Avni Konuk hazretlerinin kim olduğu sonra anlaşılacak. Onun eserleri geçilmeden anlaşılmasına imkan yok.119 makam bu(Rast Kar-ı Natık) bestelediği. Onların güftesi kendinin, bestesi kendinin. Ve her güftede makam tarif ediliyor. Mesela : "Kavli de kaddi gibi rast olsa o mehveşin" diyor. Sevgilimin diyor -sevgiliyi izah ediyor- kavli de kaddi gibi düz olsa. Kavliden burada murat, olması icap eden dişi olsa. Benim sevgilimin güzelliği yani güzel olan sevgilim olması icap eden dişi seviyesine gelmiş olsa - kapalı, söylemez ki. Bana sır olarak söylenmiş. Mehveş, sevgili demektir. Kavil, söz, şahsiyet demektir - sevgilimin şahsiyeti gereken seviyede olsa idi "hiç bükülmezdi beli" yani onun için yaş bahis konusu olmazdı. "Üftade-i hasret keşin" onun aşıkı olan bir erkek için katiyen yaş bahis konusu olmazdı.
Bilmezler, ben daha bunu yeni geçiyor gibiyim. Bizim musiki öyle bir musikidir. Katiyen notaya falan gelmez, bir alemdir. Yani güfteler de böyle mana taşır.
Hüzzam makamı : "Sazın al aguşe." Sevgiliye hitap ediyor : göksüne sazını getir. "Mızrabın ile del sinemi" öyle mızrap çal ki ben, göksümün delindiğini his edeyim. "Nağme-i hüzzam ile def eyle gönlümden gamı" metafizik bakımından Hüzzam makamını tarif ediyor. Yani onu çalanın nağmeleri göksünü delecek, yani o kadar müessir makam demek istiyor.
Hümayun yine öyle : "yalnız bir ben miyim ey mahi meftunun senin- oldu cari aleme emri humayunun senin" Hümayun makamını izah ediyor. Bunun üç ismi daha var: Garip Hicaz, Hicaz Hümayun, Kervan Kıran. Hümayuna katiyen dayanılmaz. Hicaz amma bambaşka bir şeydir. Onu gösterebilmek için buselik makamını iyi bilmek lazım. Buselik makamı bilinmeden Hümayun yapılamaz. Çünkü buselik perdesi geçiyor. Oraya mahsus buselik var. Keza Isfahan geçilmeden Hümayun geçilmez. Bana böyle verdiler. Bunun dersi yok. Dinleye dinleye siner.
Acem Aşeyran, Yegah, bunları kullanan yok. Kaba hicaz keza. Bunlarsız olmaz. Mesela Hüseyni Aşeyran makamı katiyen geçilemez bu perdelere hakim olmadan. İşte Mevlana temas etmiş : "Neyzen ney üflemiyor, baş-pareden buseler almaktadır" diyor. Ben iyi bilirim Hacı Emin Dede öyle aşeyranlar yapar ki dudağı baş-pareye değiyor mu değmiyor mu katiyen belli değil. Ve aşeyran perdeleri o zaman meydana çıkar. Kabaları üflerken dudak başpareden hemen hemen sanki ayrılacak. Yoksa Hüseyni Aşeyran, Acem Aşeyran, Yegah çıkmaz.
Musiki makamları toptan üçe ayrılır :
1. Garami : Aşk üzerinde yürür, aşktan bahseder, aşkı ta'lim eder : Uşşak, Rast, Karcığar, Saba, Nevruz, Hicaz, Hüseyni, Hüzzam, Buselik, Yegah, Gerdaniye, Tahir, Suzinak, Araban, Eviç.
2. Tasviri : Nihavent başta gelir. Neveser, Şedaraban, Sultanı Yegah, Şehnaz, Muhayyer, Hicazkar, Hisar, Kürdi.
3. Dini : Dini makam demek dinden bahseden demek değildir. Garamilikte ileri. Baba Efendi bunun için, rutubeti fazla, derdi: Acem Aşeyran, Acem, Suzidil, Suzidilara, Maye, Mahur, Çargah, Isfahan, Segah, Bestenigar, Beyati.
Ana makam 13 tanedir: Rast, Nihavent, Suzinak, Mahur, Saba, Hicazkar, Uşşak, Isfahan, Hicaz, Hüseyni, Muhayyer, Segah, Eviçtir.
Bu tasnifi yapan Ahmet Avni beydir. Musikimizin geleceği sim-siyah karanlık. Batı musikisinin burada adını anmaya tenezzül etmem. Batı alemi bütün her şeysi ile beraber sıfırdır.
Ben halk musikisi tanımam, ben dergah musikisi tanırım. Ve dergah musikisi bütün beşere hitap eder.
Dr. Emin Kılıç KALE'nin özel sohbetlerinden derleyen: Ali SARIGÜL
http://musikiyolu.blogspot.com
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)